Goldman Sachs'ın son analizi, Türkiye'nin küresel ihracat pazarındaki pay kaybını derinlemesine inceliyor ve 2026 yılı sonunda cari açığın 60 milyar dolara ulaşabileceği uyarısında bulunuyor.
Goldman Sachs'ın yayımladığı son analiz, Türkiye'nin küresel ihracat pazarındaki konumunu mercek altına aldı. Analize göre, Türkiye 2009-2019 yılları arasında gelişmekte olan ülkeler arasında reel ihracat büyümesinde güçlü bir performans sergilerken, bu olumlu tablo son yıllarda yön değiştirdi. Banka, Türkiye'nin ihracat yapısı ve artan üretim maliyetlerinin küresel rekabet gücünü baskıladığını belirtiyor.
Raporda, ihracattaki bu zayıflamanın cari işlemler dengesi üzerinde ciddi bir yük oluşturduğuna dikkat çekildi. Goldman Sachs, riskli bir tahminde bulunarak, 2026 yılı sonunda Türkiye'nin cari açığının yaklaşık 60 milyar dolar seviyesine ulaşabileceğini öngörüyor. Bu rakam, Gayrisafi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) yaklaşık yüzde 3,5'ine denk geliyor.
Pazar Payı Kaybının Arkasındaki Nedenler
Türkiye'nin ihracatta pazar payı kaybetmesinin arkasındaki en büyük etken küresel rekabetin kızışması olarak gösteriliyor. Goldman Sachs, özellikle ara malı ihracatındaki pazar payı kayıplarının doğrudan Çin kaynaklı olduğunu belirtiyor. Avrupa dışındaki pazarlarda da rekabet gücünün zayıfladığı ifade ediliyor.
Tüketim malları kategorisinde ise Avrupa pazarındaki boşluğu Çin'den ziyade Polonya ve Mısır gibi Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri dolduruyor. Analizde, Türkiye'nin özellikle 2019 yılından bu yana Polonya ve Mısır gibi rakiplerine kıyasla ihracat fiyatlarının daha hızlı yükselmesi, uluslararası pazarda fiyat avantajını kaybetmesine neden olduğu vurgulandı. Ayrıca, Avrupa ve Orta Doğu pazarlarındaki büyüme ivmesinin yavaşlaması da Türkiye'nin bu bölgelere yönelik dış ticaret talebini olumsuz etkiliyor.
Ürün Gruplarına Göre İhracat Performansı
Goldman Sachs raporunda, ihracat performansındaki zayıflığın ürün grupları bazında ayrıntılı şekilde incelendi. Rapora göre, ihracattaki yavaşlama ilk olarak ara mallarında başladı, daha sonra tüketim mallarına yayıldı. Sermaye malları ise diğer ürün gruplarına kıyasla daha dirençli bir görünüm sergiledi. Reel ihracatın 2022-2024 döneminde yatay bir seyir izlediği, 2025'in ikinci yarısından itibaren ise aşağı yönlü bir eğilime girdiği belirtildi.
Çin kaynaklı rekabetin yalnızca Türkiye'yi değil birçok ülkeyi etkilediği, ancak Türkiye'nin ara ve tüketim mallarına dayalı ihracat yapısı nedeniyle bu rekabetten daha fazla etkilendiği değerlendirildi. Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin de benzer bir ihracat profiline sahip olduğu belirtilirken, bu ülkelerin ihracatının daha çok belirli pazarlara yoğunlaşmasının rekabet baskısını kısmen sınırladığı ifade edildi.
Cari Açık ve Dezenflasyon Programı Riski
Dış dengede artan bu baskı, ekonomi yönetiminin uyguladığı dezenflasyon programı için en büyük risklerden biri olarak görülüyor. Goldman Sachs analistleri, rekabet gücündeki zayıflamanın cari işlemler açığını artırmasının, enflasyonu düşürme çabalarını olumsuz etkileyebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.