Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı törenlerinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine verdiği desteği yineleyerek, uluslararası toplumu KKTC'yi tanımaya çağırdı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dr. Fazıl Küçük Bulvarı'nda düzenlenen 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni'nde önemli açıklamalarda bulundu. Yılmaz, bayramı en içten dilekleriyle kutladığını belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, hükümetin ve Türk milletinin selam ve tebriklerini iletti. Bu önemli günde Türkiye'den KKTC'nin uluslararası alanda hak ettiği yeri alması gerektiği yönündeki güçlü mesajlar dikkat çekti.
Yılmaz, Kıbrıs Türk halkının hürriyet mücadelesi için canlarını feda eden aziz şehitleri, Mehmetçik ve mücahitleri rahmet ve minnetle yad etti. Konuşmasında gazilere hayırlı ve uzun ömürler dileyerek şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Kıbrıs Barış Harekatı'nın icrasında yüksek sorumluluk üstlenen dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit'i, Başbakan Yardımcısı merhum Necmettin Erbakan'ı ve merhum Alparslan Türkeş'i de rahmetle andı. Ayrıca merhum Dr. Fazıl Küçük ve KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı merhum Rauf Denktaş da hürmetle anılan isimler arasında yer aldı.
Kıbrıs Barış Harekatı ve Garantörlük Vurgusu
Türkiye'nin Kıbrıs Barış Harekatı ile 20 Temmuz 1974'te gerçekleştirilen kararlı müdahalesinin, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesini zafere taşıdığının altını çizen Yılmaz, bu harekatın 1960 Garanti Antlaşması'nın garantörlere yüklediği tarihi, hukuki ve insani sorumluluğun yerine getirilmesi olduğunu ifade etti. Harekat, Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 yılları arasında yaşadığı 11 yıllık zulüm ve çile dolu dönemi sona erdirerek, huzur ve güven içinde yaşayabileceği şartları tesis etti.
Yılmaz, yaptıkları antlaşmalar ile Kıbrıs Türk halkını Anavatanın garantisine kavuşturmada büyük emeği olan şehit Başbakan merhum Adnan Menderes ve merhum Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu'yu da rahmet ve şükranla yad etti. Barış Harekatı'nın üzerinden geçen 52 yılın, Türkiye'nin müdahalesinin haklılığını ve garantörlüğünün Kıbrıs’ın huzuru açısından taşıdığı önemi açıkça ortaya koyduğunu vurguladı.
Ada'daki Barış ve İstikrarın Teminatı
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin Ada'daki varlığının yarım asrı aşkın süredir barış ve istikrarı sağladığını belirten Cevdet Yılmaz, bu zeminde tüm Ada'nın kalkınma ve demokrasi yolunda ilerlediğini dile getirdi. Kıbrıs Türkünü ortadan kaldırarak Ada'nın tamamına hakim olmayı amaçlayan girişimlerin Barış Harekatı'yla engellendiğini ifade etti. Yılmaz, bölgemizde yaşanan son dönemdeki gerilimleri fırsata çevirerek Kıbrıs'ı yeni askeri oluşumların parçası haline getirmek isteyen çevrelerin faaliyetlerini son derece yakından ve dikkatli bir şekilde izlediklerini de sözlerine ekledi. Rum lobisinin Avrupa kurumlarını istismar ederek yürüttüğü dezenformasyon girişimlerine de değinildi.