ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD'nin İran krizine diplomatik çözüm bulmaya hazır olduğunu ancak Tahran'ın müzakerelerde ciddi bir tutum sergilemediğini belirtti.
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Çarşamba günü Güneydoğu Asya Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda yaptığı açıklamada, ülkesinin İran krizine diplomatik çözüm bulmak için müzakereye hâlâ hazır olduğunu ancak Tahran yönetiminin görüşmeler konusunda ciddi bir tutum sergilemediğini dile getirdi.
Rubio'nun bu değerlendirmesi, Suudi ham petrolünü Asya’ya taşıyan üç tankerin Salı günü Yemen’deki İran destekli Husilerin tehditlerinin ardından Kızıldeniz’de rotasını değiştirmesinden bir gün sonra geldi. Husiler, Pazartesi günü Suudi Arabistan’a deniz ablukası ilan ederek savaşta yeni bir cephe açmıştı.
Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'nda Artan Gerilim
Kızıldeniz, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerinden geçen deniz trafiğini tehdit etmesi nedeniyle Suudi Arabistan’ın günlük milyonlarca varillik petrol ihracatı için başlıca alternatif güzergâh konumunda bulunuyor. Bu durum, bölgedeki stratejik su yollarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.
Bakan Rubio, İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmesine izin verilemeyeceğinin altını çizdi. Rubio’ya göre, Orta Doğu’da bir devletin uluslararası bir su yolunu kontrol edip geçiş ücreti talep edebileceği ve ödeme yapılmadığında gemileri hedef alabileceği bir emsal oluşturulması, Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik ihtilafları da dahil olmak üzere dünya genelinde son derece tehlikeli bir örnek teşkil edecektir.
Diplomatik Çabalar ve İran'ın Beklentileri
Diplomatik çabalar sürerken, üst düzey bir İranlı yetkili Reuters’a yaptığı açıklamada, Tahran’ın haziran ayında ABD ile imzalanan geçici ateşkes anlaşmasını kurtarma çabaları kapsamında arabuluculardan 10 günlük bir ateşkes önerisi aldığını belirtti. Bu anlaşma, daha önce Nisan ayında yapılan ateşkesin yerini almıştı.
İran İçişleri Bakanı Eskandar Momeni de arabulucu rolündeki Pakistan’ı ziyaret ederek İslamabad yönetiminden çabalarını sürdürmesini talep etti. Rubio, İran’ın müzakereler konusunda ciddi olması halinde ABD’nin de ciddi olacağını, aksi takdirde çıkarlarını ve müttefiklerinin çıkarlarını korumak için gerekeni yapacaklarını vurguladı.