Dizi ve film setlerinde oyuncu güvenliğini ve rızasını sağlamak amacıyla 'yakınlık koordinatörü' adında yeni bir meslek ortaya çıktı. Bu uzmanlar, yakınlaşma sahnelerinde oyuncuların sınırlarını belirliyor ve mahremiyetlerini koruyor.
Film ve dizi setlerinde oyuncuların güvenliğini ve kişisel sınırlarını korumaya yönelik yeni bir uygulama hızla yaygınlaşıyor. Özellikle yakınlaşma, yoğun duygusal içerik ya da fiziksel temas gerektiren sahnelerde görev alan 'yakınlık koordinatörleri', çekimlerin hem profesyonel hem de oyuncuların rızasına dayalı biçimde yürütülmesini sağlıyor. Bu devrim niteliğindeki uygulama, 18.07.2026 tarihinde başlayan yeni bir dönemin habercisi olarak kayıtlara geçti.
Yakınlık koordinatörleri, sahneler çekilmeden önce oyuncular ve yönetmenle bir araya gelerek fiziksel temasın sınırlarını belirliyor, tüm tarafların onayını alıyor ve çekim sırasında bu sınırların korunmasını takip ediyor. Böylece oyuncuların hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendilerini güvende hissetmeleri amaçlanıyor.
Küresel Bir İhtiyaçtan Ulusal Uygulamaya
Bu meslek, özellikle dünya genelinde büyük yankı uyandıran #MeToo hareketinin ardından film sektöründe oyuncu güvenliği, rıza ve çalışma koşullarına ilişkin tartışmaların artmasıyla birlikte uluslararası yapımların standart uygulamalarından biri haline geldi. Türkiye'de de dijital platformlar için üretilen dizi ve film sayısının artmasıyla yakınlık koordinatörlüğü daha görünür olmaya başladı.
Rıza İlkesi Setlerin Merkezinde
Geçmişte birçok oyuncu, çekim sırasında sahnelerin son anda değiştirilmesi, önceden konuşulmayan fiziksel temaslar ya da kariyer kaygısıyla itiraz edemediği uygulamalar nedeniyle kendini güvensiz hissettiğini ifade etmişti. Yeni sistem ise 'rıza' ilkesini çekim sürecinin merkezine yerleştiriyor. Bu sistemin gelişiminde Oyuncular Sendikası öncülük ederken, ünlü oyuncu Gizem Erman Soysaldı da setlerdeki bu yeni oluşumun önemine dikkat çekti.
Oyuncular, hangi temasın kabul edilebilir olduğunu önceden belirleyebiliyor, sahne sırasında bu sınırların korunacağından emin oluyor ve istemedikleri bir uygulamayla karşılaşma riskini en aza indiriyor. Böylece özellikle kadın oyuncuların yıllardır dile getirdiği güvenli çalışma ortamı talebi, kurumsal bir karşılık bulmaya başlıyor.