Hidemasa Morita Hull City'de: Premier Lig Yolcusu Japon Yıldız
Japon orta saha Hidemasa Morita, İngiltere Premier League ekiplerinden Hull City ile anlaşma sağladı. 31 yaşındaki futbolcunun transferi kısa süre içinde resmiyet kazanacak.
Eski ABD Başkanı Barack Obama, 2026 seçim döngüsünde siyasi arenadaki etkisini sürdürürken, Chicago'daki Başkanlık Merkezi'nin mimarisi ve bu yapının taşıdığı sembolik anlamlarla da kamuoyunun dikkatini çekiyor.

Eski ABD Başkanı Barack Obama'nın siyasi markası, 2026 seçim döngüsü boyunca yüksek riskli kampanyalarda dayanıklı bir varlık olarak öne çıkıyor. Deneyimli Demokrat stratejist David Axelrod, Obama'nın parti içindeki popülaritesinin adayların açık bir destek açıklaması olmasa bile onun desteğini ima etmeye devam etmesinin temel nedeni olduğunu belirtiyor. Detroit NAACP Başkanı Rahip Dr. Wendell Anthony de, eski Başkan Obama'yı kampanyalarına dahil etmenin güçlü bir onay gibi göründüğünü, resmi destek olmasa dahi Obama'nın desteğinin hissedildiğini ifade ediyor.
Obama Başkanlık Merkezi için tasarlanan kuleyi mimarları Tod Williams ve Billie Tsien, "bir alevi koruyan dört el" olarak tanımlıyor. Ancak açılışının ardından yapıya, mimarisiyle bir dikilitaşı veya mozoleyi andırması nedeniyle "Obamalisk", "Obamarama" ve "Obamausoleum" gibi isimler takıldı. Bu tasarım, bir başkanlık merkezi olmaktan ziyade, taştan inşa edilmiş bir cümle izlenimi veriyor.
Mimar Tsien'in kendi ifadesiyle: "Onun hakkında, ama onun için değil" deniyor Obama Merkezi için. Bu durum, bir yapının kurucusunu anlatmak üzere var olmasına rağmen ona hizmet etmediği yönündeki algıyı ortaya koyuyor. Bu yaklaşım, siyasi mimarinin tüm gerilimini bünyesinde barındırıyor.
Amerikan başkanlık kütüphanesi geleneği, Franklin D. Roosevelt'in 1939'da kişisel ve başkanlık belgelerini federal hükümete bağışlamasıyla başladı. 1955 tarihli Başkanlık Kütüphaneleri Yasası ise, özel kaynaklarla inşa edilen ve daha sonra Ulusal Arşivler tarafından yönetilen başkanlık kütüphanelerini kurumsal bir modele dönüştürdü. Bu yapılar sadece birer arşiv olmanın ötesinde, eski başkanların kendilerini nasıl hatırlatmak istediklerini gösteren mimari otoportreler haline geldi.
Örneğin, Lyndon B. Johnson'ın Austin'deki brutalist kütlesi gücü ve ağırlığı, Ronald Reagan'ın Kaliforniya'daki hacienda benzeri kompleksi muhafazakar Amerikan refahını, Bill Clinton'ın Arkansas'taki konsollu metal yapısı ise 21. yüzyıla bir köprü söylemini temsil ediyordu.
Winston Churchill, 1943'te bombalanan Avam Kamarası'nın yeniden inşası tartışılırken, "Biz binalarımızı biçimlendiririz, sonra binalarımız bizi biçimlendirir" sözünü dile getirmişti. İktidar da benzer bir şekilde işler; önce bir söylem üretilir, sonra bu söylemin tüm uçuculuğu taşta, betonda ve yeni yapıda somutlaştırılır. Gücün o anda orada olması yetmez, sonsuzluğa taşınması ve daima hatırlanması için zemine akması gerekir. Albert Speer, Hitler için tasarladığı yapılarda buna açıkça "ruinenwert" (yıkıntı değeri) adını vermişti: Bir bina, bin yıl sonra Roma'nın sütunları gibi asil bir harabe bırakacak şekilde tasarlanmalıydı.
XIV. Louis'e atfedilen "L'état, c'est moi" (Devlet benim) cümlesi, Versay'ın simetrisinde mimari bir karşılık bulur; bahçeler, güneşin bile kralın etrafında döndüğü bir atmosfer kurar. Çavuşesku'nun Bükreş'teki devasa sarayı ise halkın adını taşır, "Casa Poporului" (Halkın Evi). Oysa geçtiğimiz aylardaki bir ziyarette anlatılana göre, halkın büyük çoğunluğu ömründe o kapılardan hiç geçmemiştir. İsim kamusal olmasına rağmen, mekanın kendisi bu niteliği taşımaz.
Japon orta saha Hidemasa Morita, İngiltere Premier League ekiplerinden Hull City ile anlaşma sağladı. 31 yaşındaki futbolcunun transferi kısa süre içinde resmiyet kazanacak.
Gazeteci Barış Yarkadaş, tv100 ekranlarında yaptığı değerlendirmelerle siyaset gündemine oturdu. Yarkadaş, bazı CHP'li belediye başkanlarının olası yeni parti geçişleriyle ilgili çarpıcı iddialarda bulundu.
Cemiyet hayatının tanınmış isimlerinden Arzu Sabancı, sosyal medyada yaptığı yanlış bir beğeniyle gündem oldu. Oğlu Hakan Sabancı'nın eski sevgilisi Aygün Aydın'ın yorumunu farkında olmadan beğenmesi, magazin dünyasında 'buzlar eridi mi?' tartışmalarını başlattı.