ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmayı hedefleyen yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu. Bu gelişmenin ardından İran'ın güneyindeki Sirik, Behbehan ve Keşm Adası gibi kentlerde patlama sesleri duyuldu.
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik beşinci gecede yeni bir saldırı dalgası başlattığını duyurdu. Bu saldırıların İran'ın askeri kapasitesini daha da zayıflatma amacı taşıdığı belirtildi. Duyurunun ardından İran'ın güneyinde yer alan birçok kentten patlama sesleri geldiği bildirildi.
CENTCOM, ayrıca İran'a yönelik deniz ablukasının TSİ 23.00'te (ABD doğu saatiyle 16.00) yürürlüğe gireceğini açıkladı. Bu abluka kapsamında, İran'ın limanına doğru seyreden yüksüz bir petrol tankerinin hedef alındığı kaydedildi.
İran Kentlerinde Duyulan Patlama Sesleri
İran basınına yansıyan haberlere göre, ABD'nin saldırıları ülkenin güneyindeki Huzistan ve Hürmüzgan eyaletlerini hedef aldı. Hürmüzgan eyaletindeki Sirik ve Behbehan kentlerinde patlama sesleri duyulurken, Bender Abbas kentine yönelik saldırıların ise devam ettiği aktarıldı.
Ayrıca, Keşm Adası'nda en az 10 patlama daha meydana geldiği bildirildi. Ülkenin güneybatısındaki Ahvaz kenti ve Pakistan sınırına yakın Çabahar kentlerinde de patlama seslerinin kaydedildiği belirtildi. Olaya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.
Hastaneye Yakın Bölge Hedef Alındı
16 Temmuz 2026 tarihinde, ABD'nin Ahvaz kentine yönelik saldırılarında bir hastanenin çevresinin hedef alındığı bilgisi paylaşıldı. İran devlet televizyonuna göre, Ahvaz kentinde Şehit Bekayi Hastanesi'nin yakınındaki bir bölge vuruldu. Kanser hastası çocukların tedavi gördüğü belirtilen hastanenin, saldırılar sonrası geçici olarak tahliye edildiği aktarıldı.
Hürmüz Boğazı'nda Gerilim
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, İran'a yönelik ikinci dalga saldırı operasyonlarının da başlatıldığını duyurdu. Bu saldırıların, Hürmüz Boğazı'ndan serbest geçiş yapan ticari gemileri tehdit etmekte kullanılan İran askeri kapasitesini hedef aldığı açıklandı. Açıklamada, Hürmüz Boğazı'nın küresel ticaret açısından kritik öneme sahip uluslararası bir su yolu olduğu vurgulandı ve ABD Başkanı Donald Trump'ın talimatları doğrultusunda bölgedeki durumdan Tahran yönetiminin sorumlu tutulduğu belirtildi.